Ortalama insan ömrünün 70-80 yıl olduğunu varsayalım. Şu an Dante gibi ömrümün yarısını tamamladım. Beni uzun yıllardır rahatsız eden bir düşünce yakın zamanda tekrar zihnimde belirdi. “Onca okuduklarım ve okuyacaklarım nereye konumlanıyor?” Yani genç yetişkinliğimden beri bilinçle okuduğum eserleri düşünüyorum, yeni okuyacaklarımı düşünüyorum. Farklı ülkelerden, farklı yazarlardan, farklı türlerden eserler okuduğum ve okuyacağım mutlaka.
Üniversite döneminde aldığım Yeni Türk Edebiyatı dersinde hocamın söylemiş olduğu “Postmodern edebiyata göre yene baştan yazılan özgün hiçbir eser yoktur.” sözü hep zihnimde dönüp duruyordu. Öyleyse okuduğum her eser kendinden uzak veya yakın bir zamanda yazılmış bir eserden izler taşıyordu. “Metinlerarasılık” dediğimiz bu kavram benim bu yolculuğa çıkmamı sağlayan en önemli unsurdur. Öyleyse okuduklarım birbiri ile bağlantılı ve ben bu bağlantıların keşfedildiği bir yolculuğa çıkarsam okuduklarımı hafızamda diri tutabilecek, bağlantıları fark edebileceğimi umuyorum.
Amacım bir hafıza defteri oluşturmak, okuduklarım arasındaki ilişki veya ilişkisizliği bir harita veya atlas gibi görselleştirmek. Asla akademik veya öğretici bir amaç taşımıyorum. Sadece kendi zihin sarayımı inşa etmek istiyorum.